Hatay’da gerilimli anlar… Gökhan Zan’ı kimler kaçırmak istedi… İYİ Parti kürsüsüne uzanan yol

Elif Aktuğ

Hatayspor Antrenör Yardımcısı Gökhan Zan ve Trabzonspor eski kaptanı Ünal Karaman İyi Parti’ye katıldı. Günün ilginç ve beklenmedik gelişmesinin detaylarını, deprem sürecinin ardından İskenderun’da hastane açan ve siyasi açıklamalarıyla gündem yaratan İyi Parti Başdanışmanı Dr. Turhan Çömez’e sordum; “Nasıl tanıştınız, önceden dostluğunuz var mıydı Zan ile?”

“Gökhan Bey ile İskenderun’da hastane fikri ilk olgunlaştığında tanıştık, bölgede yaptığım ziyaretlerde en doğru yeri tespit etmek için yöre sakinleri ve depremzedelerle görüşüp, en stratejik ve doğru yeri belirlemek için çalışmalar sürdürdüğüm sırada Gökhan Zan’ın da fikrini aldım. Kendisini o esnada tanımak benim için büyük mutluluk oldu zira kendisi ülkeye mal olmuş son derece başarılı ve toplum tarafından sevgi ve güven kazanmış bir şahsiyet. Alanında çok büyük başarılara imza atmış bir isim. Fakat Gökhan’ı Gökhan Zan yapan ve toplumun yüreğinde derin iz bırakmasının sebebi en başta deprem zamanında yapmış olduğu fedakarlıklar ve insanüstü gayrettir.

Her ne kadar ailesinin de bu depremde evleri yıkılmış olsa da hiç bir zaman çalışmaktan, gayretten hizmetten geri durmadı. Ülkesine hizmet etmek onun için en büyük aşk ve tutku oldu. Bu bakımdan Türk milletinin yüreğinde daima ok özel bir yeri olacaktır. Biz hastaneyi kurduktan sonra Gökhan ile temaslarımız devam etti, onun sahada yaptığı çalışmalarda işaret ettiği bazı bölgelere bizzat giderek hasta nakilleri gerçekleştirdik. Verdiği bilgilere dayanarak çalışmalarımızı sürdürdük. Dolayısıyla koordineli ve birlikte çalışır olduk.

-O zaman sizin aklınıza Gökhan’ı kendi partinize davet etmek mi geldi?

Gökhan’ın toplumsal alışmalara ilgi duymasının yanında siyasete ilgisinin olduğunu hissettim. Kendisinin bütün partiler tarafından ilgiyle izlendiğini biliyordum. Toplumun tüm kesimleri de öyle, onu yakından takip ediyorlar. Özellikle bölgeye olan ilgisi beni çok duygulandırdı. Hayalleri çok duygulandırdı, görüştüğümüzde verdiği mesaj şu oldu, Hocam dedi, ben bu yıkılan kadim şehri yeniden inşa etmek istiyorum. Bu şehri orijinal dokusuna uygun şekilde yeniden görmek istiyorum. Burası medeniyetlerin buluştuğu yer, burası tüm dinlerin kucaklaştığı yer, farklı etnik grupların dostça kardeşçe, barış içinde yaşadığı bir coğrafya ve binlerce yıllık tarihin buluştuğu bir özel alan.

-Anladım, hizmetleri, becerisi, ülke sevgisi bir yana, tam bir siyasetçi gibi konuşması sizi etkilemiş olabilir.

Anlatıyorum; “Burayı yeniden eski ruhuna ve karakterine kavuşturmak en büyük hayalim, bunun için elimden geleni yapacağım” dedi. Tabi bunu duymak, görmek ve bilmek beni çok mutlu etti. Aynı zamanda Gökhan hep şunu şiar edinmişti, Hatay Atatürk’ün emanetidir ve “Benim şahsi meselem” dediği bir bölgedir, bu duygu Gökhan’da hep vardı. Hatta hastanemizin girişine hem bir Türk bayrağı hem de bu sözü koyduk, herhangi bir siyasi parti amblemimiz yoktu. Bu da Gökhan’ı çok etkilemişti. Kendisine siyaset yapmak isteyip istemediğini sorduğumda, açıkçası ilgisinin olduğunu ama böyle bir çabasının veya çalışmasının olmadığını öğrendim. Bu esnada Genel Başkanımız Akşener sahra hastanesini ziyarete geldi.

-Sözünüzü kesiyorum ama Meral Hanım Gökhan’ı bağrına basınca ben anlamıştım, bu haberi bekliyordum açıkçası…
İnanın böyle bir plan yoktu, bir birliktelik söz konusu değildi o an için. Bir siyasi alt yapı hazırlanarak bu görüşme yapılmadı. Tamamen doğaçlama, tamamen kendiliğinden gelişen bir buluşmaydı bu. Sayın Genel Başkan çok samimi, çok içten, çok duygu dolu bir yaklaşımla kendisini kucakladı. Evlat kabul etti. Genel Başkanımızı etkilen Gökhan’ın herkesin acı çektiği, kendisinin da acı çektiği bir dönemde sahada olup insanlara yardım etmesiydi. Bu gayreti Genel başkanımız çok takdir etti. Kıymetli buldu, oğlum sen bizi ayağa kaldırdın diyerek, ilgisini ve muhabbetini de göstermiş oldu. Zaman içinde ilişkiler gelişti. Gökhan ile bütün partiler ilgiliydi ama Gökhan’ın gönlündeki lider sayın Akşener’di. Bu şekilde gelişti olaylar.

-Bundan sonrası için Gökhan’dan beklentiniz ne olacak? İyi bir siyasetçi olacak mı?

Gökhan’ın duruşu şahsiyeti hayalleri vizyonu umutları gelecekle ilgili kurmuş olduğu dünyası, bütün bunlardan Türk siyaseti fayda sağlayacaktır. Gökhan’ın siyasete girmesinin sadece İyi Parti için değil, tüm ülke için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Sevgili eşi Müge de aynı hissiyata, inanca ve coşkuya sahip. Türkiye’nin birbiriyle kucaklaşma zamanı, şu an için en çok ihtiyaç duyduğu şey, ülkede demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler ve her bireyin eşit ve birinci sınıf vatandaş olarak yaşadığı güzel bir atmosfer. Ülkenin beklentisiyle Gökhan’ın beklentisi aynı yönde, bu duygularla siyasete girdi. İnanıyorum ki Türkiye’nin ilerki yıllarda yaptığı çalışmalar ve politik duruşuyla ve siyasal karakter ve ahlakla, ülke sevdasıyla biz iz bırakacak. Türkiye’nin itibar ettiği saydığı sevdiği bir insan olan Gökhan aynı itibarı siyaseti olarak da kazanacaktır. Çok mutluyum açıkçası, büyük kazanım kendisi. Ülke için hayırlı olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir