Şeker ölçümü için parmakları delinen çocukların sensöre ihtiyacı var

14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında Türkiye’nin ilk diyabet köyünde farkındalık etkinliği düzenlendi. Cildin altına yerleştirilerek glukozun ölçüldüğü glukoz sensörlerine ilişkin konuşana Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Türkiye’nin diyabette en önemli gündem maddelerinden bir tanesi glukoz sensörleri. Özellikle Tip 1 diyabetli çocuklar, günde 4-5 kez insülin uygulamak zorundalar. 5 yaşında, 8 yaşında bir çocuk her gün 8-10 kez parmağını delmek zorunda ki insülinini ayarlasın, diyetini planlasın. Glukoz sensörleri son 10 yılda ciddi olarak farkındalık yaratan cihazlar. Cilt üzerine yapıştırılıyor ve bunlar günde 296 ile 720 ölçüm yapıyorlar. Diyabette özellikle çocuklarda en önemli sorun; çok hızlı bir şekilde kan şekerinin düşmesi ve yükselmesi. Biliyorum ki diyabetli çocuk aileleri, çocuklarının başında nöbet tutuyorlar. Öyle aileler biliyorum ki her iki saatte bir saat kuruyorlar, çocuğun parmağını delmek için sırayla uyuyorlar. Çocuk okuldaysa, aile okul bahçesinde oturuyor, çocuk çıktığı zaman ölçümünü yapıyor. Bütün bunlar diyabetli bir aile için yıkım” dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, “Glikoz sensörleri şeker düşünce aileyi uyarıyor, düşünce, yükselince aileyi uyarabiliyor. Avrupa’da özellikle çocuklar için devlet desteği olmayan bir iki ülkeden bir tanesiyiz. Bunlar yeni teknoloji ve pahalı cihazlar. Bir aileye aylık masrafı bin 500 lira civarında oluyor. Süre olarak 10-14 gün arasında ölçüyor. Günde her iki dakikada bir ölçüm yapıyor. Maddi durumu iyi olanlar bu cihazı alabiliyor, olmayanlar alamıyor. Devletin bu konuyla ilgili yardımcısı olması lazım. Bu konuyla ilişkili olarak SGK yetkilileriyle birçok defa konuştuk; onların elindeki bilgiler biraz manipüle bilgiler. Oysaki Türkiye’de toplam 20 bin tip 1 diyabetli çocuk var. Bu çocuklar eğer insülin kullanmazsa hayat süreleri 2-3 hafta; ama kullanırlarsa 100 yaşına kadar hayatlarını sürdürebiliyorlar. Özellikle 18 yaş altı diyabetlilere hemen olmalı, bu çocukların hayatını uzatacak, hayat kalitelerini yükseltecek bir uygulama olacak” diye konuştu.

Tip 2 diyabetin tüm diyabetlilerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Biz yıllarca Tip 2 diyabeti 40 yaş üstü hastalık olarak bilirdik. Çocuklardaki obezite arttı. Gelişen teknolojiyle çocuğun saatlerce televizyon, akıllı telefonların karşısında oturmasıyla obeziteye paralel olarak tip 2 obezite yaşı 10’lu yaşlara indi. Türkiye’de çocukluk çağı obezitesi olağanüstü bir şekilde artıyor. Önümüzdeki yıllarda çocukların önemli bir bölümünde tip 2 diyabet göreceğiz. Ailelere bununla ilişkili mesajım; bu çocukların akıllı telefona, tablete ihtiyacı yok. Bu çocukların parka çıkmaya, oyun oynamaya, koşmaya, spor yapmaya ihtiyacı var. Çocukların paketli gıdalara ihtiyacı yok, lütfen çocukları onlarla ödüllendirmeyin, bu çocukların doğal yiyeceklere ihtiyacı var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir